Blog

Bitmeyen Arayış

Bir kimse arıyorsa gözü aradığı şeyden başkasını görür mü hiç?
O kadar çokluğun içinde gözleri açılsa görülesicelerin içinde aradığını bulmayı becerebilir mi?
Dışarıdan bir şeyleri kendi içine alıp aktarabilir mi ?

Aklı fikri aradığı şeyde olanın amacı onu öyle sarar ki büyüsüne kapılmıştır artık. Aramak amaç, bulmak ise özgürlüktür arayana.
Ya sen , ey saygıdeğer kişi. Belki sende arayan birisin ve aradığın için gözünün önündekileri görmüyor olamaz mısın?

Arayışını başlatmış olanın ne nehrine taş, ne de suyunda akıp giden kayığının küreğine yosun olamazsın.

Peşinden gittiğin, yaşamına ve davranışlarına etkili olan, kılavuzluk eden inancın , bilgin var mıdır?

Kimileri öğretilere ve öğretmenlere güvensizlik duymaya ve onlara sırt çevirmekte ısrarcıdır. Yine de ısrarına rağmen yolcu olan kendisine fark ederek ya da farkında olmadan öğreti veya pek çok öğretmen edinebilir.

Öyle olur ki bir yosmayı bile insan kendine öğretmen edinir.

Bilgelik bir başkasına asla ama asla anlatılmayandır. Başkasına anlatılmaya çalışılan bilgelik aptalca bir şey gelir kulağa. Hatta hiç hoş karşılanmayacaktır. İşte böylelikle gerçek bir bilgeliğin ne demek olduğunu öğrenmiş oldun.

Bu şaka değil tamamen gerçek.

Bilgi öğretilebilir ama bilgelik asla aktarılamayandır. Bilgeliği bir başkasına aktarmaya uğraşan ise aptalca bir iş yapmış olur. Bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı, mucizeler yaratabilir fakat anlatılmaz ve öğretilemez.

Düşünülen sözcüklerle dile getirilen ne varsa tek taraflıdır ve bir gerçek ancak tek taraflıysa dile getirilebilir. Ancak dünyanın kendisi hem içerdeki hem de dışarıdaki varlık asla tek taraflı değildir. Ne derindedir sımsıkı çukura bağlı ne de en yükseklerde kutsanmış günahsız değildir. İnsan tümüyle günahsız tümüyle günahkar olamaz. Böyle gibi görünmesi yanılmamızdandır.

Devam edecek…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir