Gösteriliyor 17

Bırakılan

Sen onların öfkesini göremiyorsun. Eğer gerçekten içlerindeki öfkeyle sizlere neler yaptırmak istediklerini idrak edebilseydin onları arzu etmezdin. Onlar sana uyanışta olduklarını söyleyecektir. Özgür tinli olmaktan bahsedecektir. Savaşlarını en yakınlarına karşı verirken özgürleşmek adına alanı büyütüp ,büyüyen öfkeleriyle gizliden gizliye büyüyen ordularıyla saldıracaklardır. Onların dışı rengarenk ,ışıl ,ışıl ama içleri açıldığında kurtlarla dolu bir elmadan farksız. …

Hermes’in Gölgesinde

Gözlerimi açmaya çalışıyordum, içinde sessizce dönen bir ejderhanın varlığını farkettim. Bu tamda kadim simyacıların Outoboros adını verdiği, kendi kuyruğunu yiyen yılandı. Başlangıcı sonuna, sonu başlangıca bağlayan sonsuz döngü. Olamaz dedim. Bir ses neyin olamayacağını sordu.Sessizce bekledim.İnsanı kendi kaderinin etrafında döndüren bu yılandan kurtulman gerektiğini biliyordum.Farklı olaylar, aynı yaralar, aynı korkular.Farklı kişiler aynı ilişkiler, aynı kaçışlar …

Sforza Anıtı, Leonardo da Vinci’nin Kayıp Şaheseri ve Dev Bronz At Projesi

Sforza Anıtı: Taşa ve Bronz’a Dönüşemeyen Bir Rüya Sanat tarihinde bazı eserler vardır ki tamamlanamasalar bile yarattıkları etkiyle ölümsüzleşirler. Leonardo da Vinci’nin Milano Dükü Ludovico Sforza için tasarladığı devasa atlı anıt da bunlardan biridir. Tarihin en büyük bronz heykellerinden biri olması planlanan bu eser, yalnızca bir anıt değil; aynı zamanda insan hayal gücünün sınırlarını zorlayan …

Doğaya Dönüş ve Öz Benliğin Keşfi

İnsan, kendisini doğadan ayrı gördüğü ölçüde karmaşıklaşır. Kendi üzerine katmanlar ekler; unvanlar, ideolojiler, kimlikler, arzular ve korkular arasında kaybolur. Oysa doğaya baktığımızda bambaşka bir düzen görürüz. Bu düzenin içinde yaşayan hayvanlar, kendileri olmaktan utanmazlar. Bir kuş gökyüzünü kıskanmaz, çünkü zaten onunla birdir. Bir kurt aslan olmak istemez. Bir karınca, filin gücünü hayal ederek yaşamını tüketmez. …

Üstadlığın Sessiz Sırrı

Duyguların Kölesi Olmaktan Kurtulmak: Hermetik Ritim ve Dengeleme Yasası İnsanların büyük çoğunluğu yaşadıklarını kendi seçimleri sanır. Oysa dikkatle gözlemleyen biri, insanların çoğunun düşünceleriyle değil, ruh halleriyle yaşadığını fark eder. Bir gün dünyanın en güçlü insanı gibi hissederler. Ertesi gün ise hiçbir sebep yokken umutsuzluğa düşebilirler. Bir gün kendilerine sonsuz güven duyarlar. Başka bir gün aynı …

Hiçliğin Özgürlüğü

Aşkı, Bilgeliği ve Kimlikleri Bırakarak Hermetik Ritimle Yaşamak İnsan yaşamı boyunca kendisine sayısız kimlik edinir. Kimi zaman âşık olur, kimi zaman bilge olmaya çalışır. Bazen bir şifacı, bazen bir öğretmen, bazen de başkalarının yaralarını saran bir tesellici kimliğine bürünür. Toplum bu rolleri erdem olarak görür ve birey de çoğu zaman bu roller aracılığıyla kendisini tanımlar. …

Zamanın Yasalarını Aşmak: Bağlardan Kurtularak Mutlak Özgürlüğe Ulaşmak

İnsanlık tarihi boyunca özgürlük, yalnızca toplumsal veya politik bir ideal olarak değil, varoluşun en temel arayışlarından biri olarak görülmüştür. Ancak çoğu insan özgürlüğü dış dünyadaki engellerin ortadan kalkması olarak tanımlar. Oysa daha derin bir perspektiften bakıldığında insanı sınırlayan esas unsurlar dış koşullar değil, zamanın içinde örülmüş psikolojik ve ontolojik bağlardır. Geçmişin anıları, geleceğin kaygıları ve …

Bitkilerdeki Zihin ve Yaşam

Sessiz Bilincin Yeşil Dünyası İnsanlık tarihi boyunca bitkiler çoğunlukla pasif, hareketsiz ve bilinçsiz canlılar olarak değerlendirilmiştir. Ancak son yıllarda yapılan araştırmalar, bu sessiz varlıkların çevrelerini algılayabildiğini, karmaşık iletişim sistemlerine sahip olduğunu ve belirli düzeylerde öğrenme benzeri davranışlar sergileyebildiğini göstermektedir. Bu durum, “Bitkilerin bir zihni var mı?” sorusunu yeniden gündeme taşımıştır. Bu soru yalnızca biyolojinin değil, …

Leibniz’e Göre İnsan ve Hayvan Arasındaki Temel Fark Nedir?

Monadolardan Oluşan Bir Evren Leibniz’in felsefesinin merkezinde “monad” kavramı bulunur. Monadlar, evreni oluşturan bölünemez ve maddi olmayan tözlerdir. Her canlı, hatta her varlık, belirli bir monadlar düzeninden meydana gelir. Bu açıdan bakıldığında hem insanlar hem de hayvanlar monadlardan oluşur ve her ikisinin de bir tür ruhu vardır. Ancak Leibniz’e göre tüm ruhlar aynı seviyede değildir. …

Yargılayıcının Sonu

İdeal hale gelen her düşünce içimizde yaşam enerjisi yaratır. Bu yaşam enerjisini koruyabilmek için yüksek bilincin kaynağı olan bilginin izini sürerek bilgiyi sadece kendisine depolamak yerine ideal haline gelmesi gereken düşünce ; bilgiyi paylaşmak olmalıdır. Yalnızca kendi bilgi depomuzu zenginleştirmek, bir tek kendimize hazine toplamak maalesef bizi gitmekte olduğumuz yoldan edecek ve varmaya çalıştığımız hedeften …